Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
Zähl...
coupons
Simmering
aph
phosphating agent
efficiency of rectification
rust-prevention test
spurious count
step setting operation
cantinfleada
extremamente
foliar density
Cartesian coordinate system
defernite
keep out!
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"keep out!"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep out!
ünl.
girilmez
2
Genel
keep out!
ünl.
yaklaşma!
"keep out!"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep something out
f.
uzak tutmak
2
Genel
keep out
f.
içeri almamak
3
Genel
keep somebody out
f.
içeri sokmamak
4
Genel
keep something out of
f.
uzak tutmak
5
Genel
keep out of
f.
uzak durmak
6
Genel
keep somebody out
f.
uzak tutmak
7
Genel
keep out
f.
dışarıda bırakmak
8
Genel
keep out of sight
f.
hiç görünmemek
9
Genel
keep out of mischief
f.
yaramazlıktan kaçınmak
10
Genel
keep out of sight
f.
hiç gözükmemek
11
Genel
keep out
f.
dışında kalmak
12
Genel
keep somebody out of
f.
uzak tutmak
13
Genel
keep out
f.
hariç tutmak
14
Genel
keep out
f.
dışarıda tutmak
15
Genel
keep an eye out for
f.
bir şey için göz kulak olmak
16
Genel
keep out
f.
uzak durmak
17
Genel
keep out of trouble
f.
beladan uzak durmak
18
Genel
keep out
f.
uzak tutmak
19
Genel
keep out
f.
girmemek
20
Genel
keep out
f.
içeri sokmamak
21
Genel
keep someone out of harm's way
f.
kötülüklerden uzak tutmak
22
Genel
keep out of trouble
f.
belaya bulaşmamak
23
Genel
keep the rain out
f.
yağmuru dışarıda tutmak
24
Genel
keep the riffraff out of the town
f.
ayak takımını kente sokmamak
25
Genel
keep out allergens
f.
alerjenlerden uzak durmak
26
Genel
keep out of sight
f.
gözden kaybolmak
Öbek Fiiller
27
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
başına bela etmemek
28
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden) uzak durmak
29
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
ayağına dolanmamak
30
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) karışmamak
31
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
yoluna çıkmamak
32
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyin) dışında kalmak
33
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) konunun dışında tutmak
34
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) burnunu sokmamak
35
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
başına bela olmamak
36
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir yerde) durmamak
37
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) dahil olmasını engellemek
38
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
ayak bağı olmamak
39
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) uzaklaştırmak/almak
40
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) çekmek
41
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) karışmasını engellemek
42
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) içeri sokmamak
43
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
ayak bağı etmemek
44
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) sokmamak
45
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
yoluna çıkarmamak
46
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) uzak tutmak
47
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) bulaştırmamak
48
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) girmemek/yaklaşmamak
49
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) bulaşmamak
50
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) çekilmek
51
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) karıştırmamak
52
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) dışarıda tutmak
İfadeler
53
İfadeler
keep out of reach of children
expr.
çocukların erişemeyeceği yerde saklayınız
54
İfadeler
keep out of reach of children
expr.
çocukların erişemeyeceği yerde saklayın
55
İfadeler
keep out of reach of children
expr.
çocukların ulaşamayacağı yerde tutun
56
İfadeler
keep out of reach of children
expr.
çocukların ulaşamayacağı yerde saklayınız
Atasözü
57
Atasözü
if you can't stand the heat, keep out of the kitchen
zorluklarına katlanamayacaksan hiç başlama
58
Atasözü
if you can't stand the heat, keep out of the kitchen
hamama giren terler
59
Atasözü
if you can't stand the heat, keep out of the kitchen
bara giren oynar
60
Atasözü
if you can't stand the heat, keep out of the kitchen
beceremiyorsan, bırak
61
Atasözü
if you can't stand the heat, keep out of the kitchen
hamama giren terler
62
Atasözü
if you can't stand the heat, keep out of the kitchen
işine gelirse
Konuşma Dili
63
Konuşma Dili
keep out of it
f.
uzak dur
64
Konuşma Dili
keep out of it
f.
karışma
65
Konuşma Dili
keep out of this
f.
uzak dur
66
Konuşma Dili
keep out of this
f.
karışma
67
Konuşma Dili
keep out of this
f.
bulaşma
68
Konuşma Dili
keep out of it
f.
bulaşma
69
Konuşma Dili
keep an ear out for those
expr.
bunları duymaya hazırlıklı ol
70
Konuşma Dili
keep a weather eye out
expr.
gözün üstünde olsun
71
Konuşma Dili
keep a weather eye out
expr.
dikkatli ol
72
Konuşma Dili
keep a weather eye out
expr.
gözünü açık tut
73
Konuşma Dili
keep a weather eye out
expr.
gözünü dört aç
Deyim
74
Deyim
keep your nose out of my business
i.
benim işime burnunu sokma
75
Deyim
keep an eye out for something
f.
gözlerini dört açmak
76
Deyim
keep an eye out for something
f.
göz kulak olmak
77
Deyim
keep an eye out for something
f.
dikkat etmek
78
Deyim
keep an eye out (for something)
f.
uyanık/tetikte olmak
79
Deyim
keep an eye out (for something)
f.
dikkat etmek
80
Deyim
keep one's eye out (for something)
f.
uyanık/tetikte olmak
81
Deyim
keep an eye out (for something)
f.
gözden kaçırmamak
82
Deyim
keep an eye out for
f.
uyanık/tetikte olmak
83
Deyim
keep an eye out for
f.
gözünü açmak/açık tutmak
84
Deyim
keep one's eye out (for something)
f.
göz kulak olmak
85
Deyim
keep an eye out for
f.
dikkat etmek
86
Deyim
keep an eye out (for something)
f.
göz kulak olmak
87
Deyim
keep an eye out (for something)
f.
gözünü açmak/açık tutmak
88
Deyim
keep an eye out for
f.
göz kulak olmak
89
Deyim
keep one's eye out (for something)
f.
dikkat etmek
90
Deyim
keep one's eye out (for something)
f.
gözünü açmak/açık tutmak
91
Deyim
keep an eye out for
f.
gözden kaçırmamak
92
Deyim
keep one's eye out (for something)
f.
gözden kaçırmamak
93
Deyim
keep out from under someone's feet
f.
ayağının altından çekilmek
94
Deyim
keep out from under someone's feet
f.
yolundan çekilmek
95
Deyim
keep out from under someone's feet
f.
ayak altından çekilmek
96
Deyim
keep one's nose out of someone's business
f.
burnunu sokmamak
97
Deyim
keep one's nose out of something
f.
burnunu sokmamak
98
Deyim
keep (one's) eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı uyanık/tetikte olmak
99
Deyim
keep (one's) eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gözünü dört açmak
100
Deyim
keep (one's) eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) bakar olmak
101
Deyim
keep (one's) eyes out (for someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gözünü dört açmak
102
Deyim
keep (one's) eyes out (for someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı uyanık/tetikte olmak
103
Deyim
keep (one's) eyes out (for someone or something)
f.
(birine/bir şeye) bakar olmak
104
Deyim
keep eye out
f.
dikkat etmek/kesilmek
105
Deyim
keep an ear out (for someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) duymaya hazır olmak
106
Deyim
keep an eye out
f.
tetikte olmak
107
Deyim
keep an eye out
f.
bir gözü üzerinde olmak
108
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gözünü açmak
109
Deyim
keep an eye out
f.
uyanık olmak
110
Deyim
keep eye out
f.
gözünü dört açmak
111
Deyim
keep eye out
f.
gözünü açmak/açık tutmak
112
Deyim
keep an eye out
f.
gözünü dört açmak
113
Deyim
keep eye out
f.
göz kulak olmak
114
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) bakarak olmak
115
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gözü açık olmak
116
Deyim
keep an eye out
f.
gözünü açmak
117
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
bir gözü (birinin/bir şeyin) üzerinde olmak
118
Deyim
keep an eye out
f.
gözü açık olmak
119
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gözünü dört açmak
120
Deyim
keep eye out
f.
gözden kaçırmamak
121
Deyim
keep an eye out
f.
bakarak olmak
122
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı dikkatli olmak
123
Deyim
keep an ear out (for someone or something)
f.
(birine/bir şeye) kulak kesilmek
124
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(biri/bir şey) için tetikte olmak
125
Deyim
keep eye out
f.
uyanık/tetikte olmak
126
Deyim
keep an eye out for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı uyanık olmak
127
Deyim
keep an eye out
f.
dikkatli olmak
128
Deyim
keep out of one's way
f.
yolundan çekilmek
129
Deyim
keep out of one's way
f.
ortalarda dolanmamak
130
Deyim
keep out of one's way
f.
ayak bağı olmamak
131
Deyim
keep out of the way
f.
önünden çekilmek
132
Deyim
keep out of the way
f.
yoldan çekilmek
133
Deyim
keep out of the way
f.
ayak bağı olmamak
134
Deyim
keep out of the way
f.
yolun üzerinde durmamak
135
Deyim
keep out of one's way
f.
ayağının altından çekilmek
136
Deyim
keep out of one's way
f.
yolunu kapatmamak
137
Deyim
keep nose out of
f.
'-e burnunu sokmamak
138
Deyim
keep out of the way
f.
ortalarda dolanmamak
139
Deyim
keep out of one's way
f.
ayağına dolanmamak
140
Deyim
keep nose out of business
f.
burnunu sokmamak
141
Deyim
keep nose out of business
f.
kendi işine bakmak
142
Deyim
keep out of one's way
f.
yolunun üzerinde durmamak
143
Deyim
keep nose out of business
f.
işine karışmamak
144
Deyim
keep out from under (one's) feet
f.
(birinin) ayağının altından çekilmek
145
Deyim
keep out from under feet
f.
ayağının altından çekilmek
146
Deyim
keep nose out of
f.
-e karışmamak
147
Deyim
keep out of the way
f.
yolu kapatmamak
148
Deyim
keep out of one's way
f.
önünden çekilmek
149
Deyim
keep out of the way
f.
ayak altından çekilmek
150
Deyim
keep nose out of business
f.
işine burnunu sokmamak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep out!
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy